Aramak için yazmaya başlayın...
Köyümün Gündöndüleri: Günür Ener'in 1970 Tarihli Tablosu - demirtepe.net

Köyümün Gündöndüleri: Günür Ener'in 1970 Tarihli Tablosu

Güncelleme Tarihi: 26 Kasım 2024 - 05:13

Ressam Günür Ener 1941 ile 1950 arasında Demirtepe'de yaşadı, 1970'te köye bir haftalığına döndü ve tabloyu aynı yılın Kasım ve Aralık aylarında yaptı. Merkezinde, köyden çıkan ilk kadın öğretmen olan Kamile Kara var; yanında İbiş Ağa, Zenciye Teyze ve Halit Dayı'nın ailesi duruyor.

Köyümün Gündöndüleri: Günür Ener'in 1970 Tarihli Tablosu
Eser
Köyümün Gündöndüleri
Ressam
Günür Ener (– 8 Ağustos 2022)
Tarih
Kasım–Aralık 1970
Teknik ve ölçü
Tuval üzerine yağlı boya, 140 × 80 cm
Bulunduğu yer
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Müzesi

Ressam Günür Ener, çocukluğunun bir bölümünü Demirtepe'de geçirdi. 1970'te köye bir haftalığına döndü ve o ziyaretten “Köyümün Gündöndüleri” adlı tabloyu yaptı. Tablonun merkezinde, köyden çıkan ilk kadın öğretmen olan yetim bir kız çocuğu var: Kamile Kara.

Bu sayfada gri zeminli kutular demirtepe.net tarafından sonradan eklenmiştir; arşiv kayıtlarıyla karşılaştırma ve açıklama amacı taşır.


1970: Köye Dönüş

Günür Ener, babasının görevi dolayısıyla 1941–1950 yılları arasında Demirtepe'de yaşadı. Aile o yıllarda İstanbul ile Gelibolu arasında gidip geliyordu.

Yıllar sonra, 1970'te, ressam Orhan Taylan ve ailesiyle birlikte köye bir haftalık bir ziyaret yaptı. Çocukluğunun anıları ve köy insanlarının hikâyeleri bu ziyarette yeniden canlandı.

Tablo aynı yılın Kasım ve Aralık aylarında tamamlandı.

Ener neden Demirtepe'de yaşıyordu?

Ressamın köyde bulunduğu yıllar — 1941'den 1950'ye — köydeki askerî birliğin dönemiyle örtüşür. 4. Tümen ve 40. Piyade Alayı 1942'de Demirtepe'ye konuşlanmıştı.

Aynı dönemi anlatan bir başka kayıt, subaylara lojman sağlamak için köyün ilk iki sırasındaki bazı evlerin boşaltıldığını bildirir. Remzi Başarız'ın ailesi bu evlerden birinde oturuyordu ve evlerine bir daha dönemediler.

İki çocuk, aynı köyde, aynı yıllarda. Biri evini kaybetti, diğeri belki de o evlerden birinde büyüdü. Yıllar sonra ikisi de köyü anlattı: biri hatıralarıyla, diğeri tuvalle. Askerî birlik yazısı


Tablodaki İnsanlar

Tablonun merkezinde sarışın bir kız çocuğu var: Kamile Kara. Yetim büyümüş, köydeki aile bağları ve eğitime verilen önem sayesinde başka bir hayata açılmıştır. Köyden çıkan ilk kadın öğretmendir.

Yanında köyün başka yüzleri duruyor:

  • İbiş Ağa — sağ alt köşede, köyün bilge ve samimi figürü
  • Zenciye Teyze — İbiş Ağa'nın hayat arkadaşı
  • Halit Dayı ve ailesi — Kamile'nin dayısı ve ev halkı

Kamile Kara, 1935'te dile getirilmiş bir korkunun cevabıdır

Bu arşivdeki en eski belgelerden birinde, adı bilinmeyen yaşlı bir göçmen Son Posta muhabirine şunları söyler. Yıl 1935, köy kurulalı bir yıl olmuş, kimse okuma yazma bilmiyor:

— İnsan kafası tarlaya benzer. Oraya da ne ekersen onu biçersin. Bizim kafalar, kasımın altmışını aşmış tarlalara döndü: tohum tutmaz artık.

Ama bu gidişle çocuklarımız da bize benzeyecek. İçimizde bir öğretmen vardı. Burada bıraksalardı, biz onu beslerdik; o da çocuklarımızın kafasını ekerdi.

Ama onu buradan aldılar, İmroz'a tayin ettiler.

Adamın korkusu, çocuklarının da kendisi gibi kalmasıydı.

Aradan otuz beş yıl geçti. Aynı köyden yetim bir kız çocuğu öğretmen oldu — üstelik lisede edebiyat öğretmeni. Yani tam da o adamın “tohum tutmaz” dediği şeyin öğretmeni.

O röportaj arşivde


1974: İzmir'deki Karşılaşma

Dört yıl sonra Kamile Kara, İzmir'de lise edebiyat öğretmeni olarak görev yapıyordu.

Bir gazetede Günür Ener'in sergisiyle ilgili bir haber gördü. Sergiye gitti ve ressama sürpriz yaptı.

Ener'in karşısında, tablosunda çizdiği küçük kız değil, yetişkin bir öğretmen duruyordu.


1986: İkinci Dönüş

Günür Ener 1986'da yeniden Demirtepe'ye geldi. İbiş Ağa ve ailesiyle bir araya geldi, eski komşularıyla hasret giderdi.

Bu ziyarette köyün değişimine de tanıklık etti: göçlerle seyrekleşen nüfus, dönüşen yollar ve evler.


Günür Ener Kimdir?

Samsun'da doğdu. 1973'te Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü, Bedri Rahmi Eyüboğlu Atölyesi'nden birincilikle mezun oldu.

Cambridge Studio School'dan diploma, Cambridge Üniversitesi'nden İngiliz Dili ve Edebiyatı sertifikası aldı. Profesyonel ressam ve yazar olarak çalıştı; eserleri ulusal ve uluslararası sergilerde yer aldı, çeşitli şehirlerde koleksiyonlara ve müzelere girdi.

UNICEF için kart ve takvim tasarımları yaptı. Yazdığı ve çevirdiği kitaplarla ödüller aldı. “Türkiye'nin ilk ve tek kadın kapak ressamı” olarak anıldı. Çeşitli bienallerde Türkiye'yi temsil etti.

8 Ağustos 2022'de Ankara'da vefat etti.

Tablonun adı üzerine: gündöndü mü, günebakan mı?

Ressam tabloya “Köyümün Gündöndüleri” adını vermiştir. Yani ayçiçeği için gündöndü sözcüğünü kullanmıştır. Demirtepe'de bugün günebakan denir.

İkisi de Türkçede ayçiçeğinin bölgesel adlarıdır. Ener'in köyde yaşadığı 1940'lı yıllarda hangisinin kullanıldığı, ya da ressamın kendi sözcüğünü mü tercih ettiği bilinmemektedir.

Küçük bir ayrıntı ama kayda değer: köyün ekonomisinde buğdaydan sonra gelen ürün, aynı zamanda köyü anlatan tablonun adıdır.

Tablonun görüntüsü

Eser Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Müzesi koleksiyonundadır. Tablonun bir görüntüsünün bu sayfada yayımlanabilmesi için müzeden izin alınması gerekir.

Ressam 2022'de vefat ettiğine göre eser telif kapsamındadır; izin talebinin hem müzeye hem de hak sahiplerine yöneltilmesi uygun olur.


Bir Tablo, İki Belge

“Köyümün Gündöndüleri” iki şeyi birden kaydeder. Biri köyün 1970'teki yüzleridir: İbiş Ağa, Zenciye Teyze, Halit Dayı. Bugün o yüzlerin başka bir kaydı yoktur.

Diğeri daha uzun bir hikâyedir. Köy 1934'te okuma yazma bilmeyen ailelerle kuruldu, ilk kışında öğretmeni elinden alındı ve bir adam çocuklarının da cahil kalmasından korktu. Otuz beş yıl sonra o köyden bir edebiyat öğretmeni çıktı ve bir tablonun merkezinde durdu.

Tablonun asıl konusu ayçiçekleri değil; o adamın korkusunun boşa çıkmasıdır.

Köyün ilk yıllarına dair gazete kayıtları için: Demirtepe Basın Arşivi

YORUMLAR 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!