Aramak için yazmaya başlayın...
Troya: Efsane, Homeros ve Kazı — Hangisi Ne Söylüyor - demirtepe.net

Troya: Efsane, Homeros ve Kazı — Hangisi Ne Söylüyor

Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2024 - 03:04

Troya'yı anlatan yazılar üç ayrı şeyi karıştırır: mitolojik gelenek, Homeros'un metni ve Hisarlık'taki kazı. Aşil'in topuğu İlyada'da yoktur, Truva Atı da öyle; kent gerçektir ama Homeros'un anlattığı savaş kanıtlanmamıştır. Bu yazı üçünü ayırarak ilerliyor.

Troya: Efsane, Homeros ve Kazı — Hangisi Ne Söylüyor
Konu
Troya efsanesi, Homeros'un anlattıkları ve Hisarlık'taki arkeolojik kent
Yer
Hisarlık Tepesi, Çanakkale merkeze yaklaşık 30 km
Statü
UNESCO Dünya Mirası Listesi, 1998
Yöntem
Efsanenin söylediği, antik kaynağın yazdığı ve kazının bulduğu ayrı ayrı gösterilir

Troya'yı anlatan yazıların çoğu üç ayrı şeyi tek bir hikâyeye karıştırır: mitolojik gelenek, Homeros'un metni ve Hisarlık'taki kazı. Oysa bu üçü aynı şeyi söylemez. Aşil'in topuğu Homeros'ta yoktur. Truva Atı İlyada'da geçmez. Ve arkeoloji, Homeros'un anlattığı biçimde bir savaşın olduğunu kanıtlamış değildir. Bu yazı üçünü ayırarak ilerliyor.

Bu sayfada gri zeminli kutular demirtepe.net tarafından sonradan eklenmiştir; arşiv kayıtlarıyla karşılaştırma ve açıklama amacı taşır.


Üç Ayrı Bilgi Türü

Bu yazıda üç ifade birbirinden ayrı tutulur:

  • Efsaneye göre — mitolojik gelenekte anlatılan. Tek bir versiyonu yoktur.
  • Homeros'ta — İlyada ya da Odysseia metninde fiilen yazan.
  • Kazıda — Hisarlık'ta bulunan.

Bu ayrım süs değildir. Troya hakkında bilinen yanlışların çoğu, üçünün birbirine karışmasından doğar.


Hisarlık: Önce Yer, Sonra Efsane

Troya, Çanakkale merkeze yaklaşık otuz kilometre uzaklıkta, Hisarlık Tepesi'ndedir. Boğazın güney girişini, Anadolu ile Ege arasındaki geçişi ve Marmara'ya açılan yolu aynı anda gören bir noktadadır.

Yerleşim MÖ 3000'lere kadar iner. Kent bir kez kurulup bırakılmamış, üst üste defalarca yeniden kurulmuştur. Bugün Troya I'den IX'a uzanan katmanlar ve bunların içinde ellinin üzerinde yapı evresi ayırt edilir; Bizans dönemi yerleşimini Troya X olarak ele alan güncel sınıflandırmalar da vardır. Alan 1998'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.

Bu arşiv için tanıdık bir soru

Troya'nın yeri bugün biliniyor, ama bu bilgi yeni sayılır; on dokuzuncu yüzyıla kadar kentin gerçekten var olup olmadığı bile tartışılıyordu.

Aynı sorunun küçük ölçekli hâli bu arşivde de var. Demirtepe'nin iki kilometre yanındaki antik Agora'nın yeri hâlâ kesin değil; Osmanlı'nın Rumeli'deki ilk üssü Çimpe'nin yeri de öyle. Metin var, yer yok.

Troya'yı ayrıcalıklı kılan şey efsanesinin büyüklüğü değil, kazılmış olmasıdır. Bolayır yazısı


Efsanedeki Kuruluş

Mitolojik gelenekte kentin soy zinciri şöyle verilir: Dardanos → Erikhthonios → Tros → İlos → Laomedon → Priamos. İlos'un kurduğu kent onun adını taşır: Ilios, ya da Ilion.

Bu bir soy ağacıdır, bir hanedan kaydı değil. Antik kaynaklar sırayı her zaman aynı biçimde vermez; İlos'u Dardanos'un doğrudan torunu sayan anlatılar da vardır, araya iki kuşak koyanlar da.

Troya, Ilios, Ilion — hangisi?

Üçü de aynı kent. Ilios/Ilion Homeros'un en çok kullandığı ad; destanın adı da buradan gelir. Troia hem kenti hem çevresindeki bölgeyi anlatır. Türkçede Truva biçimi Batı dillerinden geçmiştir.

Hitit çivi yazılı belgelerindeki Wilusa adının Ilios ile ilişkili olduğu düşünülür.

Surları kim yaptı

Yaygın anlatının aksine Troya'yı koruyan tek bir tanrı yoktur; İlyada'da tanrılar iki tarafa bölünmüştür. Hera ve Athena Akhaların, Aphrodite ve Apollon Troyalıların yanındadır.

Surlarla ilgili efsane özellikle iki tanrıya bağlanır. Kral Laomedon döneminde surları Poseidon ve Apollon yapar. Laomedon vaat ettiği ücreti ödemeyince kent iki tanrının gazabına uğrar. Yani efsanede bile Troya'nın surları, tanrılarla bozulmuş bir sözleşmenin izini taşır.


Paris'in Kararı

Savaşın efsanedeki başlangıcı Helena'nın kaçırılması değil, ondan önceki bir düğündür.

Peleus ile Thetis'in düğününe çağrılmayan çekişme tanrıçası Eris, sofraya üstünde “en güzele” yazan altın bir elma bırakır. Hera, Athena ve Aphrodite elmayı ister. Kararı vermek Paris'e düşer.

Üç tanrıça ona ayrı ayrı vaatte bulunur: Hera iktidar, Athena savaşta zafer, Aphrodite dünyanın en güzel kadını. Paris Aphrodite'yi seçer. Vaat edilen kadın Sparta kraliçesi Helena'dır.

Helena'nın kaçırıldığı mı yoksa kendi isteğiyle mi gittiği, antik anlatılarda değişir. Hatta bir gelenek Helena'nın Troya'ya hiç gitmediğini, savaş boyunca Mısır'da beklediğini söyler.


İlyada Savaşın Tamamını Anlatmaz

Bu, Troya hakkındaki en yaygın yanlış anlamadır.

Geleneğe göre savaş on yıl sürer. İlyada bu on yılın yalnızca elli günlük bir bölümünü anlatır ve o bölüm son yıla aittir. Destanın konusu savaş değil, ilk dizesinde söylendiği gibi Akhilleus'un öfkesidir.

Destan Hektor'un cenaze töreniyle biter. Yani İlyada'da bulunmayanlar şunlardır:

  • Paris'in ölümü
  • Akhilleus'un ölümü
  • Truva Atı
  • Kentin düşüşü

Bunların hepsi ya Odysseia'da anılır, ya sonraki destan geleneğinde, ya da Romalı şair Vergilius'un Aeneis'inde anlatılır.

Aşil'in topuğu Homeros'ta yoktur

Annesinin bebeği Styx Irmağı'na batırması, tuttuğu topuğun suya değmemesi ve kahramanın oradan vurulması — bu hikâye İlyada'da geçmez.

Homeros'un Akhilleus'u yaralanabilir bir savaşçıdır; destanda ölümlü olduğu ve Troya'da öleceği açıkça söylenir, ama tek bir zayıf noktası olduğu söylenmez. Suya batırma ve savunmasız topuk motifi çok daha geç dönem anlatılarında gelişmiştir.

Deyim bugün bütün dillerde yaşıyor, ama kaynağı sanıldığı yer değil.


Truva Atı: Kim Yaptı, Nerede Anlatılır

At, İlyada'da değil Odysseia'da geçer. Orada da sahne olarak değil, hatıra olarak: Odysseus, Phaiakların sarayında ozan Demodokos'un ağzından kendi hikâyesini dinlerken ağlar.

Atı yapan Odysseus değildir. Homeros'ta atı, Athena'nın yardımıyla Epeios yapar. Odysseus'un rolü planın merkezinde olmak ve atın içine giren savaşçılara komuta etmektir.

Bugün bildiğimiz dramatik anlatı — kenti kandıran Sinon, uyaran ama dinlenmeyen Laokoon ve gerçeği gördüğü hâlde kimsenin inanmadığı Kassandra — büyük ölçüde sonraki kaynaklardan, özellikle Aeneis'in ikinci kitabından gelir.

Kordondaki at bir film dekorudur

Çanakkale kent merkezinde, deniz kenarında duran ahşap at, 2004 yapımı Troy filminde kullanılan yapımdır.

Ören yerinde duran temsili at ise ayrı bir yapıdır. İkisi aynı değildir ve hiçbiri arkeolojik bir buluntu değildir.

Truva Atı'nın bir kazıda bulunması zaten beklenmez: tahtadır, efsanevidir ve anlatıya göre yakılmıştır.


Troya Gerçek miydi?

Kısa cevap: kent gerçektir, savaş kanıtlanmamıştır.

Hisarlık'ta kazılan yerleşim gerçek bir Tunç Çağı kentidir. Geç Tunç Çağı katmanlarında yıkım ve yangın izleri bulunur. Ama bu izlerin Homeros'un anlattığı sefere ait olduğu gösterilebilmiş değildir; bir kentin yanması için savaş tek sebep de değildir.

Buna karşılık, efsanenin içinde doğabileceği gerçek bir siyasi ortamın varlığını gösteren belgeler var. Hitit çivi yazılı metinlerinde Wilusa adlı bir kent geçer ve genellikle Ilios ile ilişkilendirilir. MÖ 13. yüzyılda Wilusa kralı Alaksandu ile Hitit kralı II. Muwatalli arasında yapılmış bir antlaşma vardır. Aynı metinlerde Ahhiyawa adlı, Ege tarafında bir güç anılır.

Alaksandu ve Aleksandros

İlyada'da Paris'in ikinci adı Aleksandros'tur. Hitit belgelerindeki Wilusa kralının adı Alaksandu'dur.

Bu benzerlik dikkat çekicidir ama kanıt değildir. Söylenebilecek olan şudur: Geç Tunç Çağı'nda Troya çevresinde gerçek krallar, gerçek antlaşmalar ve Ege ile Anadolu arasında gerçek güç mücadeleleri vardı. Homeros'un savaşı bu dünyanın hatırasından beslenmiş olabilir.

“Arkeologlar Truva Savaşı'nı kanıtladı” cümlesi ise bugüne kadar hiçbir kazının söylemediği bir şeydir.


Serhas Önce Troya'ya Uğradı

Efsane ile bu arşivin konusu arasında beklenmedik bir bağ var ve tek bir kitapta, yan yana duruyor.

Herodotos, MÖ 480'de Yunanistan'a yürüyen Pers ordusunu anlatırken Serhas'ın Ilion'a çıktığını, Athena'ya bin sığır kurban ettirdiğini ve mecusilerin orada yatan kahramanlara sunuda bulunduğunu yazar. Kral, seferine çıkmadan önce efsanenin geçtiği yeri ziyaret etmiştir.

Aynı kitapta, on beş bölüm sonra, ordu boğazı geçmiş, Kardia'yı solunda bırakmış ve Agora adlı kentin tam ortasından geçmektedir.

Aynı ordu, aynı sefer, iki ucu

Agora, bugünkü Bolayır çevresinde aranan antik kenttir; Demirtepe'nin iki kilometre ötesi.

Yani MÖ 480'de Troya'da bin sığır kurban ettiren ordu, birkaç gün sonra köyün bugün durduğu yerin yanından geçmiştir. Efsanenin kenti ile arşivin köyü aynı seferin iki durağıdır.

Herodotos ikisini de aynı sebeple yazar: geçit. Biri boğazın güney girişini, öteki yarımadanın en dar yerini tutar. Katmanlar yazısı


Bugün Troya'da Ne Var

Ören yeri. Kentin kendisi. Üst üste binmiş katmanlar, Troya VI'nın surları ve kazı alanı.

Troya Müzesi. 2018'de ziyarete açıldı. Troas bölgesinin arkeolojisini, Tunç Çağı Troya'sını, destan geleneğini ve kazıların kendi tarihini birlikte anlatır.

Festival. Uluslararası Troya Festivali'nin ilki 11–18 Ağustos 1963'te yapıldı. Altmış üçüncüsü 10–12 Ağustos 2026'da düzenlendi; resmî açılış töreni Troya Antik Kenti'nde yapıldı ve Homeros Bilim, Kültür ve Sanat Ödülü Zülfü Livaneli'ye verildi.


Ayırmak, Küçültmek Değildir

Bu yazı boyunca efsaneden birkaç şey geri alındı: topuk Homeros'un değil, at İlyada'nın değil, savaş kazının kanıtladığı bir şey değil.

Ama geriye kalan daha küçük değil. Hisarlık'ta dört bin yıllık, defalarca yıkılıp yeniden kurulmuş gerçek bir kent duruyor. Hitit arşivlerinde o kentin bir kralının adı yazılı. Ve üç bin yıldır insanlar aynı hikâyeyi yeniden anlatıyor.

Troya'nın gücü, tarih ile efsanenin tam olarak ayrılamamasından gelir. Ayrılabilen yerde ayırmak, ayrılamayan yeri daha görünür kılar.

Kaynaklar. Antik metinler: Homeros'un İlyada ve Odysseia'sı (at için Odysseia 8. kitap), Herodotos'un Tarih'i (VII.43 ve VII.58), Vergilius'un Aeneis'i (2. kitap). Arkeolojik ve kurumsal bilgiler UNESCO Dünya Mirası kaydı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Troya sayfasından; Wilusa, Ahhiyawa ve Alaksandu bağlantıları için Hitit belgelerine dayanan yayınlardan derlenmiştir. 2026 festivaline dair bilgiler Çanakkale Belediyesi'nin duyurularından alınmıştır.

Yarımadanın öbür ucundaki antik katman için: Bolayır

YORUMLAR 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!