Aramak için yazmaya başlayın...
Hayvancılıkta Kriz ve Çözüm Arayışları: Destekler Yeterli mi? - demirtepe.net

Hayvancılıkta Kriz ve Çözüm Arayışları: Destekler Yeterli mi?

Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2024 - 04:08

Hayvancılık sektöründe artan yem maliyetleri ve düşük çiğ süt fiyatları çiftçileri zor durumda bırakırken, 2024 destek kararları bazı alanlarda iyileştirme sağlasa da temel sorunlara çözüm getiremiyor. Yerli üretimi artıracak uzun vadeli planlamalar olmadan, sektörde sürdürülebilirlik mümkün görünmüyor.

Hayvancılıkta Kriz ve Çözüm Arayışları: Destekler Yeterli mi?

Tarım ve hayvancılıkta "devrim" niteliğinde kararlar açıklandı. Ancak çiftçiler hâlâ borç yükü altında ve hayvan sayısı giderek azalıyor. 26 Temmuz 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile duyurulan hayvancılık destekleri bazı iyileştirmeler sunsa da, temel sorunlara yeterince çözüm getiremiyor.

Çiğ Süt Krizi: Çiftçi Zor Durumda

Hayvancılığın en önemli alanlarından biri olan çiğ süt sektörü, ciddi bir kriz içinde. Artan yem maliyetleri ve düşen çiğ süt fiyatları çiftçiyi zor durumda bırakıyor. Şu an süt fiyatları litre başına 9-10 lira seviyesinde ve bu fiyatlar üretim maliyetlerini bile karşılamıyor. Çiftçiler, zarar ettikleri için ineklerini kestirmek zorunda kalıyor. Daha da kötüsü, çiğ süt desteğinin 2025 yılına ertelenmesi sektördeki belirsizliği artırıyor. Çiftçiye bugün destek verilmezse, yarın üretim tamamen durabilir. Bunun yanında, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın arz fazlasını dengelemek için başlattığı müdahale alımları yetersiz kalıyor.

Çiftçiler aylardır süt fiyatlarının zarar ettirdiğini dile getiriyor, ancak bu süreçte ithal edilen 152 bin baş damızlık hayvan, arz fazlası yaratılmasına ve mevcut krizin derinleşmesine yol açtı. Üreticilerin "bu ithalatı durdurun" çağrılarına rağmen bu adımlar atılmadı.

Yem Sorunu: Krizin Kökü

Hayvancılığın en büyük maliyet kalemi olan yem sorunu yıllardır çözülmüyor. Türkiye, yem hammaddeleri için milyarlarca dolar ithalat yapıyor. Ancak bu konuda yerli üretimi destekleyen ciddi bir adım atılmış değil. Yeni kararnamede yem bitkilerine yönelik desteklerin olmaması, bu sorunun çözümüne yönelik umudu da azaltıyor. Yem maliyetleri kontrol altına alınmadan, et ve süt sektöründeki krizlerin önüne geçmek mümkün değil.

Ayrıca yem fiyatlarının yüksekliği sadece süt üreticilerini değil, et üreticilerini de olumsuz etkiliyor. Yem bitkileri üretimini artırmak ve çiftçileri desteklemek yerine ithalat politikalarına devam edilmesi, dışa bağımlılığı artırıyor. Türkiye'nin, soya, mısır ve kepek gibi hammaddeleri üretmek yerine ithal etmeye devam etmesi uzun vadeli bir çözüm sunmuyor.

Kadın ve Genç Çiftçilere Destek: İyi Ama Yetersiz

Kadın ve genç çiftçilere yönelik ilave desteklerin olması olumlu bir gelişme. Bu destekler, tarımı gençleştirmek ve kadınları sektöre dahil etmek adına önemli. Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre, kadın ve genç çiftçilere buzağı başına 700 lira ek destek verilecek. Ancak bu desteklerin yüksek maliyetlerin altında ezilen çiftçiler için yeterli olmadığı ortada. Daha geniş kapsamlı ve sürekli desteklerle bu grupların sektörde daha aktif yer alması sağlanabilir. Ayrıca, genç çiftçilerin tarıma ilgisini artırmak için eğitim programları ve teknoloji kullanımını teşvik eden politikaların devreye alınması gerekiyor.

Yeni Kararname: Neler Değişti?

2024 kararnamesinde bazı destekler artırıldı. Örneğin, buzağı ve malak desteğinde artış yapılırken, manda desteği daraltıldı ve düve alım desteği tamamen kaldırıldı. Bu değişiklikler, sektördeki bazı sorunlara çözüm sağlarken diğer alanlarda sıkıntıları büyütebilir. Avrupa Birliği onaylı sertifikalı işletmelere verilen desteklerin azaltılması, üretimde kaliteyi artıracak teşvikin yerini, sınırlı bir destek politikalarına bırakıyor.

Süt havzalarına yönelik desteklerin bazı bölgelerde artırılması dikkat çekerken, süt üretiminin yoğun olduğu bölgelerdeki üreticilerin kapsam dışında bırakılması, haksız rekabet algısı yaratabilir. Bu durum, üretim maliyetlerini karşılamayan çiftçilerin işlerini bırakma riskini daha da artırıyor.

Düve alım desteği kaldırıldı

Düve alım desteği, 2023 yılında küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesini sağlamak amacıyla uygulamaya konmuştu. Bu destek, en az 1 baş ve en fazla 50 baş düve veya manda alımında, Bakanlık tarafından belirlenen düve bedelinin yüzde 30’u oranında ödeme sağlıyordu. Eğer alımlar, hastalıktan ari işletmeler veya yurt içindeki düve merkezlerinden yapılırsa, destek oranı yüzde 50’ye kadar yükseliyordu. Ancak 2024 kararnamesiyle bu destek tamamen kaldırıldı. Bu karar, yerli düve teminini teşvik eden politikaların son bulduğu anlamına geliyor. Küçük işletmelerin büyümesi ve yurt içi düve üretiminin artırılması hedefleri doğrultusunda kritik bir önem taşıyan bu destek artık uygulanmayacak. Görünüşe göre, Bakanlık, düve temininde ithalata ağırlık vermeye devam edecek. Bu durum, yerli üreticiler için hem maliyetlerin artmasına hem de rekabet gücünün azalmasına yol açabilir.

Küçükbaş Hayvancılık: Sorunlar Büyüyor

Küçükbaş hayvancılık desteklerinde de önemli değişiklikler var. Anaç koyun ve keçi desteği yerine yavrulara yönelik destekler getirildi. Bakanlıkça belirlenen aşıları tamamlanmış kuzulara verilen temel destek artırıldı ancak sürü yenileme ve koç-teke alımı gibi kritik desteklerin kaldırılması, uzun vadede küçükbaş hayvancılığın sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebilir. Küçük aile işletmelerine sağlanan sınırlı desteklerin, daha büyük ölçekli işletmelere yayılması gerektiği de bir başka eksiklik.

Suni tohumlama ve genomik değer tespitine yönelik desteklerdeki artışlar, genetik iyileştirme çalışmalarını hızlandırabilir. Ancak bu desteklerin sadece büyük işletmelerle sınırlı kalmaması, küçük işletmelere de ulaşması gerekiyor.

Çözüm Önerileri

Hayvancılık desteklerinin etkili olabilmesi için şu adımlar atılmalı:

  • Yerli yem üretimi teşvik edilmeli, ithalata bağımlılık azaltılmalı.
  • Çiğ süt desteği hemen devreye sokulmalı, 2025 yılına ertelenmemeli.
  • Süt ve et piyasasında fiyat istikrarını sağlayacak mekanizmalar kurulmalı.
  • Küçük ve orta ölçekli işletmelere daha fazla destek verilmeli.
  • Kadın ve genç çiftçilere yönelik destekler artırılmalı ve sürdürülebilir hale getirilmeli.
  • Tarım ve hayvancılık politikaları, ithalata dayalı çözümler yerine yerli üretimi destekleyen stratejilere yöneltilmeli.

Sonuç olarak, çiftçiye bugün destek verilmezse yarın üretim tamamen durabilir. Daha adil, sürdürülebilir ve şeffaf bir destek politikası, Türkiye hayvancılığını yeniden güçlü bir yapıya kavuşturabilir. Çiftçilerin daha iyi koşullarda üretim yapabilmesi, hem ülke ekonomisi hem de gıda güvenliği için büyük önem taşıyor.

YORUMLAR 0

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!